Filipililer Mektubu
Kamil Musa
1. DERS: TANRI’NIN TAMAMLADIĞI İŞ
(Okunacak ayetler: Elç 16:6-34)
Pavlus’un yazmış olduğu bir mektup var ki, lütuf
ile başlar ve lütuf ile son bulur. Bu mektuba, Yeni Antlaşma’nın ‘Çoban Mezmuru’
denildi. Pavlus’un kaleme almış olduğu mektuplar arasında en güzellerinden
biridir. Küçük bir mektuptur ve yarım saatten az bir zaman içinde kolayca
okunabilir.
Umarım ki, bu seriyi çalışırken hepimiz bu
mektubu birkaç defa okumuş olacağız. Bu mektup bizi yedi yönden
ilgilendirmelidir:
(i)-Pavlus’un
yazmış olduğu diğer mektuplardan farklıdır.
Yeni Antlaşma kesiminde bulunan ‘Pavlus Mektupları’nın hepsi de, tabii ki
Kutsal Ruh'tan esinlenerek yazıldı. Ama Filipililer mektubu dışında hepsi de,
Tanrı’nın gerçeğini vurgulamak, doktrin öğretmek ya da imanı korumak için
kaleme alındı. Filipililer Mektubu ise (Romalılar ve Galatyalılar gibi)
Teolojik bir tez olarak görülemez. Yazarın sevgi dolu yapısını ortaya seren
kişisel bir mektuptur.
(ii)-Pavlus’un
yazdığı diğer mektuplardan daha iyi anlaşılabilir.
Herkes ruhsal doktrinleri kavrayabilecek kapasiteye
sahip değildir. Ya da, Romalılar mektubunda yaptığı gibi Pavlus’un ileri
sürdüğü büyük iddiaları, herkes kolayca anlayamaz. Ama eminim ki, Kutsal Ruh'un
yardımıyla herkes Filipililer mektubunu kolayca anlayabilir. “Doğal haliyle kişi, Tanrı’nın
Ruhuyla ilgili şeyleri kabul etmez. Çünkü bunlar ona saçma gelir. Ruhça
anlaşıldıkları için de bunları anlayamaz” (1 Kor 2:14)
(iii) Pavlus Hapisteyken bu Mektubu yazdı.
İ.S 62 yıllarında Pavlus, Roma’da hapisteyken yazıldı.
Bunu düşünürsek mektubun içeriği daha ilginç oluyor.
(iv) Mektupta
hüküm süren tema SEVİNÇ olarak ortaya çıkar.
Evet, acayip, ama hapisten SEVİNÇ nidaları geliyor. Anahtar söz “sevinin”
(3:1) sözüdür. Bu söz bu mektupta
değişik şekliyle 18 defa geçer. SEVİNMELİYİZ! Ama ne gibi durumlarda?
(a) İmanlı kardeşlerimizle olan paydaşlığımız içinde (1:3-11)
(b) Müjde’nin yayılmasının beraberinde getirdiği
acılarda (1:12-30)
(c) Önümüze konulan İsa’nın Büyük Örneğine bakarak (2:1-18)
(d) Sadık dostlara bakarak (2:19 - 3:1)
(e) Kabul edilmiş olduğumuzu düşünerek (3:2-16)
(f) Cennetin vatandaşı olduğumuzu düşünerek (3:17 -
4:1)
(g) Bizimle boyunduruk arkadaşı olanları düşünerek (4:2-3)
(h) Her şeyde Her zaman (4:4-9)
(i) Tanrı’nın çocuklarına verilen özgürlük ve Tanrı’nın
sağlayışı içinde (4:10-20)
(v) Avrupa’da
kurulan ilk kiliseye yazılan mektuptur.
Bu kilisenin nasıl kurulduğunu Elç 16:6-34 ayetlerinde okuyabiliriz.
(vi) Pratik
iman hayatı ile ilgilenen bir mektuptur.
Mektubun teması olarak “İmanlının Tecrübeleri İçinde Mesih” başlığını koyabiliriz. Anahtar
ayet: “Çünkü yaşamak benim için Mesih'tir, ölmek de
kazançtır” (Fil
1:21).
Filipililer
mektubunda nasıl yaşamamız, nasıl acı çekmemiz, dua etmemiz, çalışmamız,
sevmemiz, katlanmamız ve ölmemiz gerektiği açıklanmaktadır.
(vii) Rab İsa Mesih'in şahsına büyük
önem verir.
Bu tek mektupta Rab İsa
Mesihten ya adıyla ya da ünvanlarıyla 70 defa söz edilmektedir.
Bu çalışmamızda birinci bölümün 6. ayetinde ifade
edilen gerçeği gözden geçireceğim: “Sizde iyi bir işe başlamış olan Tanrı’nın
bunu, Mesih İsa'nın gününe dek bitireceğine güvenim vardır” (Fil 1:6) Bu
sözün
(i)-Filipi’deki kilise topluluğuna,
(ii)-Günümüzün kilise topluluklarına ve
(iii)-Kişisel olarak her imanlıya ne ifade ettiğine bakacağız.
(1)-Filipi’deki kilisede Tanrı’nın yaptığı
iş
Filipi’deki kiliseyi kim başlattı ve bunu nasıl
yaptı? Fil 1:6’da açıkça görebiliriz ki kiliseyi başlatan, onun
devam etmesini sağlayan ve sonunda tamamlanmasını temin edecek olan Tanrı’nın
kendisidir. O'nun kilisesidir! Elç
16:6-34 ayetlerinde olayları
okuyabiliriz. Bu “İyi işini” nasıl “başlattı”? Dua eden bazı
kadınların yüreğinde istek uyandırarak. Oku
Elç 16:13. Tanrı herhangi bir yerde bir
iş başlatacağı zaman, kendi halkından bir iki ya da, birkaç kişiyi duaya
yönlendirir. Unutmayalım ki, her gerçek dua önce Tanrı’nın kendisinden
kaynaklanır, imanlıdan değil.
“Bunun gibi, Ruh da
güçsüzlüğümüzde bize yardım eder. Nasıl dua etmemiz gerektiğini bilmeyiz, ama
Ruh'un kendisi, sözle anlatılamaz ah’larla bizim için Tanrı'ya yalvarır.
İnsanların yüreklerini araştıran Tanrı, Ruh'un düşüncesinin ne olduğunu bilir.
Çünkü Ruh, Tanrı’nın isteğine göre kutsallar için aracılık eder” (Rom 8:26-27)
(i)-O’na hizmet edenleri yönlendirerek. Tanrı’nın hizmetkarları Asya’da
Müjdeyi duyurmak amacındaydılar, ama Kutsal Ruh onların planlarını değiştirip
onları Filipi’ye gönderdi.
“Kutsal Ruh'un, Tanrı sözünü
Asya ilinde yaymalarını engellemesi üzerine Pavlus'la arkadaşları Frikya ve
Galatya bölgesinden geçtiler. Misya sınırına geldiklerinde Bitinya bölgesine
geçmek istediler. Ama İsa'nın Ruhu onlara izin vermedi” (Elç 16:6-7)
Duaya
yanıt olarak Tanrı, kendi hizmetkarlarını Avrupa’da ilk kilisenin kurulması
için yönlendiriyordu.
(i)-Hizmetkarlarına bir vizyon vererek.
“Bunun üzerine Misya'dan geçip
Troas kentine gittiler. ¥9O gece Pavlus bir görüm gördü. Önünde Makedonyalı bir
adam durmuş, ona yalvarıyordu: "Makedonya'ya geçip bize yardım et"
diyordu”(Elç
16:8,9). Tüm bunlar, Tanrı’nın
zamanlamasına ve buna eşlik eden duaya yanıt olarak yer alıyordu. Tanrı buna
benzer şekilde defalarca çalıştı ve çalışmaktadır. Bilmiyoruz, bazen dua
edilirken ve hatta dua edilmeden önce bile
Tanrı mucizevi ve harika şekilde iş yapar. Tanrı bugün aynı şeyleri
yapabilir.“Onlar bana yakarmadan
yanıt verecek, Daha konuşurlarken işiteceğim onları” (Yeşaya 65:24)
(iv) Hizmetkarlarına itaat ruhu vererek. Elç
16:10 ayetinde göze çarpan önemli
sözcük “hemen” sözcüğüdür. “Hemen Makedonya’ya
geçtiler”. Bu sözcükte soru sormadan harekete geçen itaat
ruhunu görebiliriz. Tanrı, O’na bu şekilde itaat etmeye hazır kişiler
aracılığıyla büyük işler yapmaya hazırdır.
(v) Müjdenin duyurulmasıyla.
Yazılanlara bakarsak göreceğiz ki Rab'bin hizmetkarları belli bir amaçla
Filipi’ye gittiler - Müjdeyi duyurmak için. “Pavlus'un gördüğü bu görümden sonra
hemen Makedonya'ya gitmenin bir yolunu aradık. Çünkü Tanrı’nın bizi, Müjde'yi
oradakilere duyurmaya çağırdığı sonucuna varmıştık” (Elç 16:10).
(vi) Yeniden doğuş mucizesiyle: Bu
pasajda üç ayrı yeni doğuş olayı görebiliriz:
(a) Lidya ve ev halkı (a.14)
(b) Cine tutsak kız (a. 18)
(c) Zindancı ve onun ev halkı (a. 26)
Bu
olayların üçünde de iş yapan Tanrı'dır.
(vi)-Baskı altında Rab'be sadık kalmakla. Rab kendi hizmetkarlarının acılarını kullanarak
Filipi’deki kiliseyi kurdu. “Bunun
üzerine halk toplu halde onlara karşı saldırıya geçti. Yargıçlar, Pavlus'la
Silas'ın giysilerini yırtıp, sıyırarak değnekle dövülmeleri için buyruk
verdiler. Onları iyice dövdürdükten sonra hapse attılar. Zindancıya, onları
sıkı güvenlik altında tutmasını buyurdular. Bu buyruğu alan zindancı onları
hapishanenin iç bölmesine atarak ayaklarını tomruğa vurdu” (Elç 16:22-24)
“Kardeşler, şunu bilmenizi
isterim: başıma gelenler daha çok Müjde'nin yayılmasına yaramıştır” (Filip 1:12)
(2) Günümüzün kilisesinde Tanrı’nın
yaptığı iş
Durum hala aynıdır, Tanrı bugün de kilisesini
başlatan ve ayakta tutandır. O’nu tamamlayacak olan da O'dur. “İsa onlara, "Ya siz" dedi, "ben
kimim dersiniz?" Simun Petrus, "Sen, yaşayan Tanrı’nın Oğlu
Mesih'sin" cevabını verdi. İsa ona, "Ne mutlu sana, Yunus oğlu
Simun!" dedi. "Bu sırrı sana açan insan değil, göklerdeki Babamdır.
Ben de sana şunu söyleyeyim, sen Petrus'sun ve ben topluluğumu bu kayanın
üzerine kuracağım. Ölüler diyarının kapıları ona karşı direnemeyecek” (Matta.16:13-18)
Özellikle 18. ayete bak: “Ben de
sana şunu söyleyeyim, sen Petrus'sun ve ben topluluğumu bu kayanın üzerine
kuracağım. Ölüler diyarının kapıları ona karşı direnemeyecek”.
Ölüler diyarının kapıları her zaman Rab'bin kilisesine karşı gelecektir. Elç 16’da bunu
görebiliriz, ama karanlık güçleri İsa Mesih'in kilisesine karşı gelemez.
Filipide kurduğu kilise’ye karşı gelemediği gibi. Bu gün Türkiye’miz de kurduğu
kiliselere karşı da gelemez. Ateist, komünist, materyalist, modernist düşünceler,
müslümanlık ya da şeytancılık olsun bunlar hep Mesih'in kilisesine karşı saf
almışlar, ama onu alt edemezler.
“Sizde iyi bir işe başlamış olan Tanrı’nın bunu, Mesih İsa'nın gününe
dek bitireceğine güvenim vardır” (Fil 1:6)
“Mesih, inanlılar topluluğunu suyla yıkayıp Tanrısal sözle temizleyerek
kutsal kılmak için kendini feda etti. Öyle ki, inanlılar topluluğunu, üzerinde
leke, buruşukluk ya da buna benzer bir şey bulunmadan, görkemli bir biçimde
kutsal ve kusursuz olarak kendine sunabilsin” (Efes 5:26-27)
(3) İmanlının kişisel hayatında
Tanrı’nın yaptığı iş
Filipi’de başlatıp sürdürdüğü iş gibi, bugün
dünyanın çeşitli yerlerinde başlatıp sürdürmekte olduğu kiliselerde yaptığı iş
gibi, her imanlının hayatında da bir iş başlattı, onu sürdürmektedir ve
sonucuna vardıracaktır.
Ancak Tanrı bir kişiyi günah konusunda eleştirir
“O gelince dünyanın günah, doğruluk ve gelecek yargı konusundaki
suçluluğunu dünyaya gösterecektir (Yuh 16:8),
Ona yeni yaşam verebilir “Sana doğrusunu söyleyeyim, bir kimse yeniden
doğmadıkça Tanrı’nın Egemenliğini göremez “(Yuh 3:3),
Onu kurtarabilir “Tüm
bilgelik ve anlayışla üzerimize yağdırdığı lütfunun zenginliği sayesinde,
Mesih'in kanının aracılığıyla Mesih'te kurtuluşa, suçlarımızın bağışına sahibiz”
(Efes 1:7),
Onu doğru çıkarabilir “Böylece
imanla aklandığımıza göre, Rabbimiz İsa Mesih sayesinde Tanrı’yla barışmış
oluyoruz “(Rom 5:1),
O'nu değiştirebilir “O
bizi karanlığın hükümranlığından kurtarıp sevgili Oğlunun egemenliğine aktardı
“(Kol 1:13),
O'nu mühürleyebilir “Tanrı’nın
Kutsal Ruhunu kederlendirmeyin. Kurtuluş günü için o Ruh'la mühürlendiniz
“(Efes 4:30)
O'nu Göksel yapıya ortak kılabilir “Tanrı’nın yüceliği ve erdemi sayesinde bize çok büyük ve değerli
vaatler verilmiştir. Öyle ki, dünyada kötü arzuların yol açtığı yozlaşmadan
kurtulmuş olarak, bu vaatler aracılığıyla Tanrısal özyapıya ortak olasınız”(2
Pet 1:4).
Ancak
Tanrı bu işleri yapabilir. Bundan dolayı:
(i) Tanrı sende
bir iş BAŞLATTI mı?
Seni kurtardı mı? (Rom
10:9-10)
(ii) Başlatmışsa bu işini SÜRDÜRECEKTİR Bak: Yuh 6:37; 10:27-29; 17:12; 2.Tim 1:12; yahuda 24
(iii) ve onu TAMAMLAYACAKTIR. “İsa Mesih'in gününe kadar onu tamamlayacaktır. - 1 Yuh 3:2; Mez 138:8 ve Filip 2:13 ile kıyasla.
2.DERS: İSA
MESİH’İN RUHU’NUN SAĞLADIĞI YARDIM
(Okunacak ayetler: Filipililere 1:12-21)
Bu çalışmamız Pavlus’un Filipi’deki imanlılara
yazdığı mektubun birinci bölümündeki söze dayanacaktır “Çünkü dualarınızla ve İsa
Mesih’in Ruhu’nun sağladığı yardımla bu olayların kurtuluşla
sonuçlanacağını biliyorum” (Fil 1:19).
Burada olduğu gibi, başka yerlerde de, Resul aynı
kesinlikle, “biliyorum” sözcüğünü kullanarak yazdı. “Tanrı’nın kendisini
sevenlerle, ereği uyarınca çağrılanlarla birlikte, her durumu yararlı yönde
işlediğini biliriz” (Rom
8:28)
“Bizi bir çadır gibi içinde barındıran bu yersel evimiz yıkılacak olursa,
Tanrı'dan sağlanan bir yapımız -elle kurulmamış, göklerde sonu olmayan bir
evimiz- bulunduğunu biliyoruz” (2 Kor 5:1)
“İşte onun için bu işkenceleri çekmekteyim. Ama utanç duymuyorum. Çünkü kime
iman ettiğimi biliyorum. Benim O'na güvenle verdiğimi O Gün'e dek
koruyabilecek güçte olduğuna güvenim var” (2 Tim 1:12)
Bu çalışmamızda Kutsal Ruh’un kişiliği ve yaptığı
işler konusuna değineceğimiz için heyecanlanmalıyız. Neden? Çünkü bu doktrin
genelde ihmal edilmektedir ve bu nedenle iyi anlaşılmamaktadır.
“İsa Mesih’in Ruhu’nun sağladığı yardım” sözünden ne
anlarız?
(1) İsa Mesih’in Ruh’u KUTSAL RUH’tur, Tanrı’nın Tek varlığında açıklanan
Üçüncü Şahıstır.
Bunu vurgulamalıyız çünkü, birçokları Kutsal Ruh’un
ilahi olduğunu kavramıyorlar. Kutsal Söz ise açıkça belirtiyor ki Kutsal Ruh
ilahidir, sonsuzdur ve varlığında Tanrı’nın özüdür.
“Bu nedenle, gidin bütün
ulusları öğrencim yapın. Onları Baba, Oğul ve Kutsal Ruh adına vaftiz edin” (Mat 28:19).
O’na verilen isimler ve O’nun hakkında kullanılan
sözler kuşku bırakmaz şekilde O’nun ilahi bir kişiliğe sahip olduğunu açıklar.
“Ben de Baba'dan dileyeceğim ve
O, sonsuza dek sizinle birlikte olsun diye size başka bir Yardımcı, Gerçeğin
Ruhunu verecek. Dünya O'nu kabul edemez. Çünkü O'nu ne görür, ne de tanır. Siz
O'nu tanıyorsunuz. Çünkü O aranızda yaşıyor ve içinizde olacaktır”(Yuh 14:16-17 ve 26; Yuh 16: 7,8,13-15)
(2) İsa Mesih’in Ruh’una çeşitli isimler verilmiştir.
Kutsal Ruh’a ayrı isimlerle değinildiği zaman O’nun
karakterinin ayrı özellikleri vurgulanmış olur.
Yuh 14:17 “O, dünyanın kabul edemediği Gerçek Ruhu'dur”
Rom 8:9 “Tanrı’nın Ruhu gerçekten
sizlerde konut kurmuş bulunuyorsa....”
Yuh 14:16 “Ben de Baba'dan isteyeceğim.
O size başka bir Avutucu verecektir; sonsuza dek sizinle birlikte kalsın
diye”
(3) İsa Mesih’in Ruh’u hiç eksiksiz her imanlıya verilmiştir.
Eski Antlaşma’da çeşitli zamanlarda, çeşitli
kişilere, kısa bir süre için verildi, ama şimdi imanlıda sürekli yaşamaktadır.
İlk Mesih imanlılarının Kutsal Ruh ile dolduklarını okuyabiliriz. Tanrı her
İmanlının Kutsal Ruh ile dolmasını buyurur:
(Efes 5:18) “İçkiyle
sarhoş olmayın; bu aşağılık bir şeydir. Tersine, Ruh'la dolun”
(4) İmanlılar olarak Kutsal Ruh’un hayatımızda ne kadar etkin olacağı bizim
kendimizi Rab’be ne aşamaya kadar teslim edeceğimize bağlıdır.
Rab
tarafından bir sınırlama yoktur. Biz kendimizi Rab’be ne kadar teslim edersek
Rab da bizi o kadar Kutsal Ruh’u ile doldurmak ister.
Kutsal Ruh Bize Ne Sağlar? O’nun Sağlayışına Neden İhtiyacımız Var? O’nun
Sağlayışı Bizim Neler Yapabilmemizi Temin Eder?
Gal 5: 22,23’de Ruh’un ürününün ne olduğunu okuyabiliriz. “Bunlara
karşı Ruh'un ürünü sevgi, sevinç, esenlik, sabır, iyi yüreklilik, iyilik, içten
bağlılık, yumuşak huyluluk, tutkulara üstünlüktür. Bunlarla ilgili ruhsal yasa
kısıtlaması yoktur.”
Bu ürün Ruh’un sağlayışıdır. Ne demek oluyor bu?
O’nun sağlayışının doluluğunu yaşıyorsak yine O’nun Ruhunun ürünü hayatımızda
görülmelidir. Bu şekilde Kutsal Ruh ile dolmuş şekilde hayatımızdaki özellikler
sevgi, sevinç ve esenlik gibi ürünlerle donatılmış olmalıdır. Şimdi bunlara
daha ayrıntılı şekilde bakalım ve “ürün” sözcüğü yerine “sağlayış” sözcüğünü kullanalım.
(1) Daha SEVECEN olabilmemiz için bize SEVGİ sağlar.
Resul Pavlus yazılarında sert gözükmesine rağmen
gerçekten sevgi ile dolu birisiydi. “Hepinizle ilgili olarak böyle düşünmekte
haklıyım. Her an yüreğimdesiniz. İster zincire vurulmuş olayım, ister Müjde'yi
savunup doğrulamakta olayım, hepiniz benimle birlikte Tanrı’nın lütfuna
ortaksınız. Hepinizi Mesih İsa'nın sevgisiyle nasıl özlediğime Tanrı tanıktır” (Fil.1:7,8)
Biz de buna benzer şekilde sevecen olabiliriz. “Ama
biz daha günahlıyken Mesih bizim yerimize öldü. Tanrı bize sevgisini bununla
kanıtlıyor” Rom 5:8
(2) Daha SEVİNÇLİ olabilmemiz için
bize SEVİNÇ sağlar.
Filipililere
yazılan mektup sevinç mektubudur. Bu mektupta Pavlus seviniyor, seviniyor ve
yine seviniyor. (Fil
4:4) “Rab'de her zaman sevinin; yine söylüyorum, sevinin!” diye bizim de sevinmemizi ister. Bazen sorulabilir:
Zorluklar ve baskılar altında her zaman nasıl sevinebiliriz?
Petrus bu konuda şöyle yazdı: “Mesih'in
adından ötürü hakarete uğrarsanız, size ne mutlu! Çünkü Tanrı’nın yüce Ruhu
üzerinizde bulunuyor” (1 Pet 4:14).
(3) ESENLİK içinde yaşayabilelim diye
bize ESENLİK sağlar.
Esenlik içinde olmak ne demektir. kendi içimizde
huzur ve harmoninin var olduğunu hissetmektir. Filipililere yazdığı mektubunda
Pavlus diyor ki, “Hiçbir şey için kaygılanmayın. Ama her
konuda dua ve dilekle, şükran dolu bir yürekle isteklerinizi Tanrı'ya bildirin.
Tanrı’nın insan kavrayışını aşan esenliği, Mesih İsa bağlılığında yüreklerinizi
ve akıllarınızı kale gibi koruyacaktır” (Fil 4:7,7) .
(4) SABIRLI olalım diye bize SABIR
sağlar.
Sabrımız ne kadar çabuk tükenir, değil mi? İmanlı
olduğumuz halde ne kadar çabuk kızarız. Hoşumuza gitmeyen bir durumda tepemiz
ne kadar çabuk atar. Resul Pavlus’u örnek alalım. O her zaman onu engellemeye
çalışan insanlarla karşılaştı, “Kuşkusuz,
bazıları çekememezlikle, kavgacılıkla, bazıları ise iyi niyetle Mesih'i
yayıyorlar. Bu sonuncular sevgilerinden böyle yapıyorlar. Çünkü Sevindirici
Haber'i savunduğum için cezaevinde bulunduğumu biliyorlar” (Fil
1:15,16,18)
Ama Pavlus yine ne kadar sabırlı davrandı, değil mi?
“Kardeşlik sevgisinde
birbirinize içtenlikle bağlanın. Birbirinizle yarışırcasına karşılıklı saygı
gösterin” (Rom 12:10)
(5) İYİ YÜREKLİ olalım diye İYİ YÜREKLİLİK sağlar
Kendimizi yoklamalıyız. İnsanlara karşı iyi yürekli
oluyor muyuz? Yoksa çok kez sert, saygısız, acılık kökleri taşıyan, onlardan öç
almak isteyen kişiler miyiz? Tanrı’nın Ruh’u bizim her zaman İYİ
YÜREKLİ olmamızı ister.
“Sizinle birlikteyken ürkek,
ama aranızda değilken size karşı cesur olan ben Pavlus, Mesih'teki
alçakgönüllülük ve yumuşaklıkla size rica ediyor, yalvarıyorum: yanınıza
geldiğim zaman, bizi doğal benliğe göre yaşayanlardan sayan bazılarına karşı
takınmak niyetinde olduğum cesareti size karşı aynı güvenle takınmaya
zorlamayın beni” (2.Kor.10:1,2)
“Rab'bin uşağı sürtüşmeye
kapılmamalı, herkese uysal davranmalıdır; öğretebilmeli, kötülüğe
katlanabilmeli, direnenleri yumuşak huylulukla düzeltebilmelidir. Olabilir ki,
Tanrı bunlara günahtan dönüş sağlayıp gerçeği bilme aşamasına getirir” (2 Tim
2:24,25)
“Yukarıdan gelen bilgelik ise
her şeyden önce kusursuzdur; ondan sonra barışçıdır, iyi yüreklidir, uysaldır,
acımayla ve yararlı ürünlerle doludur. Kararsızlıktan ve ikiyüzlülükten
arınmıştır” (Yakup 3:17)
(6) İYİ olalım diye bize İYİLİĞİNİ
sağlar.
Bunun en iyi örneğini Elçilerin İşleri Kitabında görebiliriz. “Kutsal Ruh'la ve imanla dolu, iyi bir adam olan Barnaba, Antakya'ya varıp Tanrı lütfunun meyvelerini
görünce sevindi. Herkesi, candan ve yürekten Rab'be bağlı kalmaya özendirdi.
Sonuç olarak Rab'be daha birçok kişi kazanıldı.
Sonra Barnaba, Saul'u aramak için Tarsus'a gitti. Onu bulunca da
Antakya'ya getirdi” (Hab İş 11:24)
Burada
çok ilginç bir bağlantı vardır, Barnaba, Kutsal Ruh ile dolu olduğu için iyi bir
adamdı.
(7) Bizim O’na İÇTEN BAĞLI olabilmemiz
için İÇTEN BAĞLILIK sağlar.
Burada sözü edilen İÇTEN BAĞLILIK iman ile bağlantılıdır.
İmanımızı artırmak için Kutsal Ruh’u içimize koydu. Ruh, kurtuluşumuzun
güvencesidir.
(8) ALÇAKGÖNÜLLÜ olalım diye bize YUMUŞAK HUYLULUK sağlar.
İsa’nın kendisi yumuşak huylu ve alçakgönüllüdür. Biz
O’nun izinden gitmekteyiz
“Ey bütün yorgunlar ve ağır yük
altında yıprananlar! Bana gelin. Sizleri dinlendiririm. Boyunduruğumu takının,
benden öğrenin. Çünkü ben yumuşak huylu ve engin yürekliyim. Böylece,
'canlarınız rahata kavuşacaktır” (Mat.11:28,29) .
Aynı zamanda Filipililer Mektubunun 2. bölümünde
şöyle yazdı Pavlus:“Birinizin
öbürüne karşı düşüncesi Mesih İsa'nın düşüncesine benzer olsun. O Tanrı
özdeşliğinde olmakla birlikte, Tanrı'ya eşit olmayı zorla elde edilmiş bir hak
saymadı. Tam tersine, kendine özgü yücelikten soyunarak uşak özdeşliğini aldı.
İnsan eşitliğine girerek insan biçiminde belirdi. Kendini alçaltarak söz
dinlerlik yolunda ölüme dek yürüdü; hem de haç ölümüne”(Fil 2:5-8)
Aynı mektubun 3. bölümünde şöyle yazdı: “Oysa ben bedensel başarılara
güvenebilirdim. Herhangi biri bedensel başarılara güvenebileceğini sanıyorsa,
benim böyle yapmam için daha da çok nedenim var: Sekiz günlükken sünnet
edildim. İsrailli'yim; Benyamin soyundan, İbrani atalardan doğmuş gerçek bir
İbrani'yim. İbraniler'in ruhsal yasasını tutmak yönündense bir Ferisi'yim.
Öylesine çaba harcadım ki, kilise topluluğuna saldırdım. Ruhsal yasanın
dilediği doğruluk açısından kusursuzdum. Ne var ki, kazanç saydığım her şeyi
Mesih yararı açısından zararlı saydım” (Fil
3:4-7)
Petrus da aynı konuya değinir: “Gizli olan iç varlığınız,
yumuşak ve sakin bir ruhun, solmayan güzelliğiyle sizin süsünüz olsun. Bu,
Tanrı’nın önünde çok değerlidir.”(1.Pet.3:4).
(9) TUTKULARA ÜSTÜNLÜK kazanalım diye
bize GÜÇ verir.
Mesih imanlısının hayatında tutkulara üstünlük
kesinlikle sağlanabilir. Pavlus bu konuda 1 Kor 9:25-27’de şöyle yazar: “Yarışa katılanların hepsi kendilerini her şeyde denetlerler. Böyleleri
bunu çürüyecek bir defne tacı kazanmak için yaparlar, biz ise hiç çürümeyecek
bir taç için yaparız. Bu nedenle, amaçsızca koşan biri gibi koşmuyorum.
Yumruğumu havayı döver gibi boşa atmıyorum. Müjde'yi başkalarına duyurduktan
sonra ben kendim reddedilmeyeyim diye bedenime eziyet çektirip onu köle
ediyorum”
Kendimizi Rab’be teslim ettiğimiz anda, TUTKULARA ÜSTÜNLÜK Kutsal Ruh tarafından sağlanmaya başlar. “Öyleyse, kardeşlerim,
Tanrı’nın sevecenliği adına size yalvarırım: Bedenlerinizi diri, kutsal,
beğenilir sunu olarak Tanrı'ya sunun. Sunmanız gereken sağlıklı ruhsal hizmet
budur.” (Rom 12:1)
Daha önce kendi gücümüzle bu üstünlüğü sağlamaya
çalışıyorduk, ama başaramadık. İman ettikten sonra Kutsal Ruh bu gücü bize
sağlar.
Kutsal Ruh’un Sürekli Sağlayışı
Nasıl Temin Edilebilir?
Bunun yanıtı kısaca DUA olmalıdır. Pavlus ne yazdı? (Fil.1:19) “Çünkü
dualarınızla ve İsa Mesih Ruhu'nun sağladığı yardımla bu olayların kurtuluşla
sonuçlanacağını biliyorum”
Kutsal Ruh ile dolmak duayla bağlantılıdır. Şu
referanslardan bunu görebiliriz (a)
(Luk 3:21,22) (b) (Luk 11:13) (c) Hab İş 2:1-4 (d) Hab İş 4:23-31) (e) Hab İş
9:11,17)
Kendimiz için dua edebiliriz:
“Sizler kötü yürekli olduğunuz
halde çocuklarınıza güzel armağanlar vermeyi biliyorsanız, gökteki Baba'nın,
kendisinden dileyenlere Kutsal Ruh'u vereceği çok daha kesin değil mi?” (Luk
11:13)
Başkaları için dua edebiliriz:
“Çünkü dualarınızla ve İsa Mesih
Ruhu'nun sağladığı yardımla bu olayların kurtuluşla sonuçlanacağını biliyorum” (Fil
1:19)
Bunu tam bir güven içinde yapabilirsiniz:
“O'nun katında tam bir güvene
sahibiz. O da şudur: O'nun istemi uyarınca her ne dilersek, bizi dinler.
Öyleyse dilediğimiz her şeye ilişkin bizi dinlediğini bilirsek, O'ndan
dilediklerimize sahip olduğumuzu da biliriz” (1 Yuh
5:14-15)
3.DERS: ELEMLERİN
SAĞLADIĞI RUHSAL HİZMET
(Okunacak ayetler: Filipililere 1:22-30)
Yaşamda çekilen elemleri değerlendirirken iki sonuca
varabiliriz:
(a)
Elem bir sırdır ya da
(b)
Elem bir ruhsal
hizmettir.
Filipililer mektubunun birinci bölümüne bakarsak
göreceğiz ki Mesih imanlısının yaşamındaki elemler, Tanrı’nın ona emanet ettiği
bir ruhsal hizmet alanı içine girmektedir
“Çünkü size yalnız
Mesih'e iman etmek değil, ama bende gördüğünüz ve şimdi bende olduğunu
duyduğunuz zorlu çabanın aynısına sahip olarak Mesih uğruna elem çekmek
ayrıcalığı da verildi” (Fil 1:29) .
Elem konusu her imanlıyı ilgilendiren bir konudur.
Çünkü, hiçbir istisna olmaksızın, her gerçek Mesih inanlısı iki karakter
özelliğine sahiptir: İman ve Elem! Mesih imanlıları olarak, “inanan” kişileriz ve bizi dünyadaki iman etmeyen
insanlardan farklı kılan özellik, diri Rab’be inanmış olduğumuzdur.
“Yüreğiniz sıkılmasın. Tanrı'ya iman
edin, bana da iman edin” (Yuh 14:1)
Bunun
yanı sıra bir başka farklılık daha vardır: İnandığımız için elem
çekmeliyiz
“Ama bir kimse Mesih inanlısı
olduğu için elem çekerse, utanç duymasın. Taşıdığı bu adla Tanrı'yı yüceltsin” (1
Pet 4:16).
Şunu önceden belirlemeliyim ki, elem çekmek yalnızca
Mesih imanlılarına özgü bir şey değildir. Dünyanın her yerinde ve her çağda
iman etmeyenler de elem çekmişler ve hala çekmekteler. Hangi sınıfa ya da
inanca ait olursak olalım, elem olayı
her birimizin kapısını çalmıştır ve çalmaya devam edecektir. Sıradan insanlar
elem çektikleri gibi en zengin kişiler, krallar ve imparatorlar da elem
çekerler. Eyub peygamber aracılığıyla Rab diyor ki, “Havaya uçuşan kıvılcımlar gibi Sıkıntı çekmek için doğar insan” (Eyup
5:7).
Yine
Eyub’da şöyle yazılıdır: “İNSAN
ki, kadından doğmuştur, Günleri kısadır, ve sıkıntıya doğar” (Eyub
14:1). Yani tüm insanlar elem,
sıkıntı çekme zorundalar.
Varoluş ve elem el ele gider. Varoluş tekerine bağlı
olduğumuz süre sıkıntıya, eleme de bağlıyız - bir şans eseri olarak değil,
varlığımızın kaçınılmaz bir parçası olarak!
(1) Gerçek Mesih İmanlısı,
Mesih İmanlısı olduğundan Dolayı Elem Çekmelidir
Tanrı
çocuklarının tecrübe ettikleri bazı elemler ve sıkıntılar var ki, bunlar ancak,
Tanrı’ya ait olduklarından dolayı onların yaşamlarının bir parçası olmaktadır.
Bu konuda, O’nun kanı pahasına satın alınmamış olanlar, bu özel sıkıntıları
yaşama ayrıcalığına sahip olamazlar.
(i) 29.
ayette “çünkü size ....... Mesih uğruna elem çekmek ayrıcalığı da verildi” diye yazar Kutsal Söz. ‘Size’ sözcüğü Mesih inanlılarını
ilgilendirir, iman etmemiş olanları değil. Bunu nereden biliriz? Çünkü 1:1’de “Filipi'de
bulunan gözetmenler ve görevlilerle birlikte Mesih İsa'ya ait bütün kutsallara” diye yazan Pavlus bu sözleri herhangi bir yerde
bulunan ve Mesih İsa’ya ait olan kişilere yöneltmektedir.
(ii) Şimdi 28.
ayete bak. “Böyle davranmanız onlar için bir belirti,” diye yazar. Bir kişi Mesih İsa’ya ait olduğundan
dolayı, elem çekerse bu ayet o kişinin, bu şekilde Mesih’e ait olduğunu
kanıtlar. Hayatımızda sıkıntı ve elemi hiç yaşamıyorsak kendimizi sınamalıyız:
Tam bir Mesih imanlısı olarak, tanıklık verebilen bir hayat yaşıyor muyuz?
(iii) “Benden
ötürü insanlar size sövüp zulmettikleri, yalan yere size karşı her türlü kötü
sözü söyledikleri zaman, ne mutlu size! Sevinin, sevinçle coşun! Çünkü
göklerdeki ödülünüz büyüktür. Sizden önceki peygamberlere de böyle zulmettiler. Mat
5:11-12
“Ardımdan gelmek isteyen,
kendini inkâr etsin, çarmıhını yüklenip beni izlesin (Mat
16:24)
“Bunları size, bende
esenliğiniz olsun diye söyledim. Dünyada sıkıntınız olacak. Ama cesur olun, ben
dünyayı yendim!” (Yuh 16:33)
“Ama bir kimse Mesih inanlısı
olduğu için, elem çekerse, utanç duymasın. Taşıdığı bu adla, Tanrı'yı yüceltsin” (1 Pet
4:16).
(iv) Elçilerin İşleri Kitabını baştan sona kadar okuyup,
ilkel kilise topluluğuna ait olan Mesih imanlılarının, hayatlarında ne kadar
sıkıntı çektiklerini dikkate al.!
Petrus’un hapisten kaçışı (Elç
12:1-2)
Pavlus’un Listra ve Derbe’de
Taşlanması (Elç.14:19)
Stefan’ın taşlanması(Elç
7:54-60)
Yuhanna’nın Kardeşi Yakub’un, Hirodes tarafından,
kılıç ile öldürülmesi (Elç 12:1-2)
Gerçekten
imanlıysak, sırf Rab İsa Mesih’e bağlı olduğumuzdan dolayı, sıkıntı çekmemiz
gerektiğini bilmeliyiz. İsa Mesih’e ait olduğumuzu açıkça sergilemek
istediğimiz oranda sıkıntı çekeceğiz. O’nun hayatını yaşadıkça sıkıntılarımız
artacaktır.
(v) Tüm bunların yanı sıra, Rab
İsa’nın hayatımızda izin verdiği daha başka sıkıntılar da vardır. Bu gibi
sıkıntılar Mesih için tanıklıkta bulunduğumuzdan dolayı gelmiyor. Yine de
Rab’bin kendi bilgeliğine göre bunların hayatımızda yer almasına izin
verilmektedir. Bu gibi sıkıntılar, O’nun iradesinin izin verdiği çerçeve içinde
yine O’nun sevgisi ve hikmetli amaçları doğrultusunda yer almaktadır.
(2) Elem Çekmek bir Armağandır
Fil 1:29 “çünkü size ....... Mesih
uğruna elem çekmek ayrıcalığı da verildi” diye yazar. Elemlerin bir ayrıcalık olarak görülmesi biraz acayiptir,
ama Tanrı Sözü açısından bakıldığı zaman, elem bir ayrıcalık olarak görülürse,
hayatımız ne kadar zor olursa olsun, hayata bakışımız tümüyle değişik
olacaktır.
“Mesih İsa'da olan düşünce
sizde de olsun. Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrı'ya eşitliği
sımsıkı sarılacak bir hak saymadı. Ama yüceliğinden soyunarak, kul özünü aldı
ve insan benzeyişinde doğdu. İnsan biçimine bürünmüş olarak ölüme, çarmıh
üzerinde ölüme bile boyun eğip kendini alçalttı. Bunun için de Tanrı O'nu pek
çok yükseltti ve O'na her adın üstünde olan adı bağışladı” Fil
2:5-9.
9. ayette ki “bağışladı” sözünü dikkate al. Yine
Filipiler mektubunun birinci bölümünde “Çünkü size yalnız Mesih'e iman etmek değil, ama bende gördüğünüz ve şimdi
bende olduğunu duyduğunuz, zorlu çabanın aynısına sahip olarak, Mesih uğruna
elem çekmek ayrıcalığı da verildi” (Fil 1:29). 29. ayette geçen “verildi” sözcüğünün aynısıdır. Burada
Tanrı katından insana bağışlanan bir armağan söz konusu oluyor. Bu bir
şereftir, hem de Tanrı’nın insana bağışladığı bir şeref! Baba Tanrı kendi
Oğluna en üstün unvanı bağışlamak
istediğinde O’na en üstün ismi verdi. Onun çocukları olan bizlere de en üstün
şerefi bağışlamak istediği için O’nun adı uğruna elem çekme ayrıcalığını verir.
Bu açıklamanın ışığında şu ayeti daha iyi anlamaya
başlarız:
“Elçiler, İsa'nın adı uğruna
hakarete layık görüldükleri için, Yüksek Kurul'un huzurundan sevinç içinde
ayrıldılar”Elç
5:41
“Onları iyice dövdürdükten
sonra hapse attılar. Zindancıya, onları sıkı güvenlik altında tutmasını buyurdular.
Bu buyruğu alan zindancı onları hapishanenin iç bölmesine atarak ayaklarını
tomruğa vurdu. Gece yarısına doğru Pavlus'la Silas dua ediyor, Tanrı'yı
ilahilerle yüceltiyorlardı. Öbür tutuklular da onları dinliyordu” (Elç
16:23-25)
(3) Mesih İmanlısı Olarak Elem Çekmek Neden bir Onurdur?
Fil 1:29 bize
bu sorunun cevabı olarak iki önemli gerekçe verir:
(i)-O’nun Adı uğruna elem çektiğimiz için bu bir onurdur. Elç 5:41’de “İsa'nın adı uğruna hakarete layık
görüldükleri için” diye yazarken Elç 9:16’da
Pavlus hakkında Rab “Benim adım uğruna ne kadar sıkıntı çekmesi
gerekeceğini ona göstereceğim” diye
söz etti. Burada Rab Pavlus’u cezalandırmıyor, tam tersine onurlandırıyor.
Ancak dikkat edelim tüm elemler ve sıkıntılar “Onun adı uğruna” olmuyor. “Hiçbiriniz katil, hırsız,
kötülük yapan ya da başkalarının işine karışan biri olarak elem çekmesin” (1
Pet 4:15). Ancak Onun adı uğruna elem
çeken imanlı bunu bir onur olarak görür ve bu şekilde acılara katlanabilir.
O’nun yerine elem çektiğimiz için, bunu bir onur saymalıyız. Şunu iyi anlamalıyız ki,
Mesih elem çekmiş ya da O’nun bedeni olan imanlılar topluluğu elem çekmiş,
arada hiçbir fark yoktur. “Çünkü
her şeye egemen RAB beni onurlandırdı ve sizi yağmalamış uluslara şu haberle
gönderdi: ‘Size dokunan gözbebeğime dokunmuş olur’ diyor” (Zekarya
2:8)
“Saul, "Ey efendim, sen
kimsin?" dedi. "Ben, senin zulmettiğin İsa'yım" diye cevap
geldi.(Elç
9:5’i).
Mesih için elem çektiğimiz zaman, Onunla özel ve
eşsiz bir paydaşlık içine girmiş oluruz. |