Tiranus.Org
Bu dersi ciddi şekilde çalışmak istiyorsanız yanınızda bir Kutsal Kitap, not defteri ve tükenmez kalem bulundurmanız şarttır. Verilen ayetleri dikkatle okuyunuz. “Ek Bilgiler” sayfasının başında önerilen kitap listesindeki tüm kitapları temin edip ders çalışmalarına ek olarak okursanız daha zengin ve bereketli bilgiye sahip olacaksınız.
1. Yaratılış kitabının ilk bölümlerinde üç karakterle yüzyüze geliyoruz:
Tanrı, İnsan ve Şeytan (Yılan)
Şeytanın ve tüm ruhsal varlıkların nereden geldiklerini öğrenmek için Kutsal Kitap’ta yazılan başka pasajlara da bakmalıyız.
Bunların tam olarak ne zaman yaratıldıklarını bilemiyoruz. Bu konuda belki de sadece birkaç ipucu bulabiliriz ve bu yüzden bu varlıklar hakkında bilgimiz çok sınırlıdır.
* Yasa’nın Tekrarı 29:29 “Gizlilik Tanrımız RAB'be özgüdür.”
En azından şunu biliyoruz: İblis’in bir başlangıç noktası vardır, yani yaratıldı. Tanrı’ya karşı isyan etti. Tanrı’nın yarattıklarının iyi olduğunu gördükten sonra (Yar.1:31) Tanrı’nın işlerini bozmaya giriştiğini okuyabiliriz. İblis yılan kılığında Havva’yı ayartmadan önce (Yar.3:1) Tanrı’ya karşı isyan etmişti.
2. Tanrı ruhsal varlıkları yarattı.
Kutsal Kitap onları şöyle adlandırıyor:
Ruhlar, Melekler, Keruv (Yar.3:24; M.Çıkış 25:18), Seraflar (Yaşaya 6:2), Göksel Ordular, Ruhsal Ordular, Yönetimler, Egemenlikler, (Karanlık dünyanın) Güçler, Hükümranlıklar, Sabah yıldızı, İlahi varlıklar.
Tanrı, bütün bu ruhsal varlıkları yarattı.
(Nehemya 9:6) “Halk şöyle dua etti: “Tek RAB sensin. Gökleri, göklerin göklerini, bütün gök cisimlerini, yeryüzünü ve içindeki her şeyi, denizleri ve içlerindeki her şeyi sen yarattın. Hepsine sen can verdin. Bütün gök cisimleri sana tapınır”.
(Eyüp 38:4-7) "Ben dünyanın temelini atarken sen neredeydin? Anlıyorsan söyle. Kim saptadı onun ölçülerini? Kuşkusuz biliyorsun! Kim çekti ipi üzerine? Neyin üstüne yapıldı temelleri? Kim koydu köşe taşını, Sabah yıldızları birlikte şarkı söylerken, İlahi varlıklar sevinçle çığrışırken?”
Başlangıçtan önce ruhsal varlıklardan bir tanesi bile yoktu. Tanrı onlara yaşam verdi.
(Yuhanna 1:3) “Her şey O'nun aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey O'nsuz olmadı.”
Tanrı bütün ruhsal varlıklardan daha büyüktür.
Ø Ruhsal varlıklar Tanrı gibi değiller. Aynı anda her yerde olamazlar. (Luka 1:26; Dan.10:12-14)
Ruhsal varlıklar çok zeki ve güçle olarak yaratıldı.
(Mezmurlar 103:20-21) “RABbe övgüler sunun, ey sizler, Onun melekleri, Onun sözünü dinleyen, Söylediklerini yerine getiren güç sahipleri! RAB’be övgüler sunun, ey sizler, Onun bütün göksel orduları, İsteğini yerine getiren kulları!”
Ø Melekler çok akıllı ve güçlüdürler, ama Tanrı gibi her şeyi bilemiyorlar ve güçleri sınırlıdır. (2.Pet.2:11)
Ø Tanrı bütün ruhsal varlıklardan daha akıllı ve çok daha güçlüdür. Bunu unutmamalıyız.
Ø Tanrı o kadar çok ruhsal varlık yarattı ki onları saymamız mümkün değildir. (İbaniler.12:22)
(Vahiy 5:11) “Sonra tahtın, yaratıkların ve ihtiyarların çevresinde çok sayıda melek gördüm, seslerini işittim. Sayıları binlerce binler, onbinlerce onbinlerdi.”
G. Tanrı, Ruhsal varlıkları güzel, hatasız ve mükemmel yarattı.
Çünkü Tanrı kötü bir şey yaratmaz ve O’nun karakterine aykırı bir şey yapmaz.
3. Bütün ruhsal varlıklar Tanrı’nın melekleriydiler ve O’na hizmet etmek için yaratıldılar.
1. Melek kelimesi hizmetçi ya da haberci anlamına geliyor.
2. Tanrı’nın emirlerini yerine getirmek için yaratıldılar.
4. Bütün ruhsal varlıklar başlangıçta Tanrı’yla birlikte gökte yaşadılar.
Ø Gökler Tanrı’nın mekanıdır. Tanrı her anda her yerde olmasına rağmen gökler O’nun mekanıdır.
(Mezmurlar 11:4) “RAB kutsal tapınağındadır, O’nun tahtı göklerdedir.”
5. Göklerde Tanrı’nın önünde Şeytan’ın başlangıçtaki durumu nasıldı?
Tanrı melekleri yaratırken hepsini aynı şekilde yaratmadı. Bazılarını daha güzel, daha akıllı yarattı.
En büyük ve kudretli olan İblis idi. Bu isim “Parlak Yıldız” veya “Hilal” anlamına geliyor.
(Yeşaya 14:12) “Ey parlak yıldız, seherin oğlu, Göklerden nasıl da düştün! Ey ulusları ezip geçen, nasıl da yere yıkıldın!”
Tanrı İblis’e göklerde büyük bir mevki vermişti.
Ona büyük bir yetki ve bütün melekler üzerinde büyük bir kudret verilmişti.
(Hezekiel 28:14) “Meshedilmiş, koruyucu bir Keruv olarak seni oraya yerleştirdim.”
v
D. Bütün yaratılış gibi o da kusursuz yaratıldı.
(Hezekiel 28:15) “Yaratıldığın günden, sende kötülük bulunana dek yollarında kusursuzdun.”
6. Günahın Gerçekliği ve Doğası.
Eski Antlaşma’nın yazılışının nedenlerinden birisi de Tanrı’nın, Kendi kurtuluş planını bu yazılarda açıklamış olmasıdır. Bu nedenle, Kutsal Yazılardaki bazı kavramlar çok önemli olduğundan dolayı bunları öğrenmemiz gerekiyor. Bu kavramlardan birisi Günahın gerçekliği ve doğasıdır. Şeytan’ın Tanrı’ya karşı aldığı tavır ile bağlantılıdır.
Ø Günah işlemek Tanrı’nın sözüne karşı gelip itaat etmemek anlamına gelir.
7. İblis’in İsyanı
(Hezekiel 28:17) “Güzelliğinden ötürü gurura kapıldın, görkeminden ötürü bilgeliğini bozdun.”
(Yeşaya 14:13-14) İçinden, “Göklere çıkacağım” dedin, “Tahtımı Tanrı'nın yıldızlarından daha yükseğe koyacağım; ilahların toplandığı dağda, safon'un doruğunda oturacağım. bulutların üstüne çıkacak, kendimi Yüceler Yücesi'yle eşit kılacağım.”
İblis En Yüce Olan gibi olmak istedi. Tanrı’nın yerine kendisi tüm evrenin yöneticisi olma hevesine kapıldı.
İlk kötülüğü yapan İblis idi.
a) Kötülük Tanrı’nın isteğine karşı gelmek anlamına geliyor.
b) Kendimize belki şunu sorabiliriz: “İblis hatasız olarak yaratıldığı halde neden isyan etsin?”
c) Tanrı bize bu konuda net bir cevap vermiyor. Fakat itaat konusunda ta başlangıçtan Tanrı’nın bir seçenek verdiğini biliyoruz.
d) İblis’in isyan edişi onun kendi kararıydı, bunu bilerek ve isteyerek yaptı.
(1.Yuh. 3:8) “Günah işleyen, İblis'tendir. Çünkü İblis başlangıçtan beri günah işlemektedir. Tanrı'nın Oğlu, İblis'in yaptıklarına son vermek için ortaya çıktı.”
Bu konuda emin olalım: Günah ve kötülük Tanrı’dan gelmiyor. Günahı ve kötülüğü Tanrı yaratmadı.
Tanrı, sadece yarattığı varlıklarda günah işleme olanağını sağladı. Ancak günah işleme zorunda değiller.
Tanrı, günahın kaynağı değil ve asla olamaz, çünkü Tanrı tamamen doğru ve kutsaldır.
Günah ve onun sonucu olan kötülük isyankar yaratıklardan kaynaklanan bir şeydir.
8. İblis isyan ettiği zaman başka melekler de onun peşinden gittiler.
Birçok melek İblis’i kendi lideri olarak izledi ve onlar da Tanrı’ya karşı isyan ettiler.
(2.Petrus 2:4) “Tanrı günah işleyen melekleri esirgemedi; onları cehenneme atıp karanlıkta zincire vurdu. Yargılanıncaya dek orada tutulacaklar.”
(Yahuda 6) “Yetkilerinin sınırı içinde kalmayıp kendilerine ayrılan yeri terk etmiş olan melekleri, büyük yargı günü için çözülmez bağlarla bağlayarak karanlığa hapsetti.”
(Efesliler 6:12) “Çünkü savaşımız insanlara karşı değil, yönetimlere, hükümranlıklara, bu karanlık dünyanın güçlerine, kötülüğün göksel yerlerdeki ruhsal ordularına karşıdır.”
9. Tanrı, İblis’in ve diğer ruhsal varlıkların düşündüklerini ve planladıklarını biliyordu.
A. Tanrı İblis’in kibirleneceğini biliyordu ve Tanrı’nın yerine geçmeyi planlayacağını da biliyordu.
B. Tanrı sadece İblis’in değil bütün isyan eden meleklerin planlarını da biliyordu.
C. Hiç bir şey Tanrı’nın gözünden gizli tutulamaz.
D. Tanrı her yerde; her şeyi görüyor; her şeyi biliyor
(İbraniler 4:13) “Tanrı'nın görmediği hiçbir yaratık yoktur. Kendisine hesap vereceğimiz Tanrı'nın gözü önünde her şey çıplak ve açıktır.”
10. Tanrı, İblis’i ve onun izleyicilerini, göksel hizmet yerinden kovuyor.
A. Tanrı’dan daha akıllı ya da daha güçlü biri olabilir mi?
B. Hiç kimse Tanrı’nın yerine geçemez. O tek ve gerçek Tanrı’dır.
C. Tanrı, İblisin isyanına karşı ne yaptı? Büyük bir gazapla meleklerin üzerindeki yetkisini İblis’in elinden aldı ve onu izleyen diğer meleklerin göklerdeki yetkilerini de ellerinden aldı.
D. Tanrı’nın düşüncelerine ve hareketlerine karşı direnme girişiminde bulunan herkes O’nun gözünde artık kabul edilmez duruma gelir ve O’nun dostluğunu kaybeder.
E. Tanrı, İblis’i ve isyan eden diğer melekleri göklerden kovdu.
11. Şeytan ve onun hizmetçileri Tanrı’nın bildiği gibi her şeyi bilemiyorlar.
(Yeşaya 46:9-10) “Tanrı benim, başkası yok. Tanrı benim, benzerim yok. Sonu ta başlangıçtan, henüz olmamış olayları çok önceden bildiren, ‘Tasarım gerçekleşecek, İstediğim her şeyi yapacağım’ diyen benim.”
Tanrı (ve Tanrı özüne sahip olan İsa) her zaman insanların tüm düşüncelerini biliyor (Matta 9:4; 12:25). Fakat Şeytan ve onun hizmetçileri bizim düşüncelerimizi bilemiyorlar ve Kutsal Yazılarda Şeytanın her şeyi bildiği kavramını destekleyen tek bir ayet bile yoktur.
(Dan. 2:27-28) “Kralın açıklanmasını istediği gizi ne bir bilge, ne falcı, ne de sihirbaz açıklayabilir. Ama gökte gizleri açıklayan bir Tanrı var. Gelecekte neler olacağını Kral Nebukadnessar'a O bildirmiştir”.
12. Tanrı, İblis’e ve onu izleyenler için ateş gölünü hazırladı.
A. Tanrı korkunç bir yer hazırladı ve orada sonsuz acılar olacak. Yerin ismi Ateş Gölü veya “Cehennem”.
B. İblis ve diğer kötü ruhlar oraya atılacak. Orada onların cezası infaz edilecek.
C. Tanrı itaatsizliği asla kabul etmez ve Tanrı’ya karşı çıkanlar orada Cehennemde cezalandırılacaklardır.
(Matta 25:41) RAB “Sonra solundakilere şöyle diyecek: ‘Ey lanetliler, çekilin önümden! İblis'le melekleri için hazırlanmış sönmez ateşe gidin!“
(Vahiy 20:10)“Onları saptıran İblis ise canavarla sahte peygamberin de içinde bulunduğu ateş ve kükürt gölüne atıldı. Gece gündüz, sonsuzlara dek işkence çekeceklerdir.”
13. İblis ve onun kötü melekleri Tanrı’dan nefret ediyorlar.
A. İblis ve onun taraftarları Tanrı’dan, bütün iyi şeylerden ve Tanrı’nın sevdiği şeylerden nefret ediyorlar.
B. Tanrı onları görevlerinden kovduğu andan itibaren İblis ve kötü ruhlar Tanrı’ya ve onun işlerine karşı savaşıyorlar.
C. İblis’e artık Şeytan deniliyor. Şeytan “düşman”, “karşı çıkan”, “muhalif” anlamına geliyor.
D. Şeytan’a hizmet eden kötü ruhlara artık “cinler”, “şeytani ruhlar” deniliyor.
E. Gece gündüz Şeytan Tanrı’ya karşı savaşıyor ve Tanrı’nın işlerini durdurmaya çalışıyor.
14. Şeytan’ın Şimdiki Durumu
A. Şeytan ve kötü ruhlar tamamen Tanrı’nın egemenliği altındadırlar.
B. Şeytan ancak Tanrı’nın izniyle bir şey yapabiliyor.
(Eyüp 1:12) RAB Şeytan'a, “Peki” dedi, “Sahip olduğu her şeyi senin eline bırakıyorum, yalnız kendisine dokunma.” Böylece Şeytan RAB'bin huzurundan ayrıldı.
C. Artık Şeytan’ın esas hedefi Tanrı’yı utandırmak amacıyla insanı son dereceye kadar aşağılamaktır.
D. Şeytan, Tanrı’yı yüceltmek ve Tanrı’yla kişisel ilişki kurmak amacıyla yaratılan insanın karakterini, kendi karakterine dönüştürmek istiyor.
v İnsandan değil Tanrı’dan nefret ettiği için bunu yapmak istiyor.
v Kutsal Kitap’ın açıkladığı şekilde Şeytan’a inanıyor musunuz?
v Kendi davranışlarınız ve düşüncelerinizle Tanrı’ya layık olan tapınma, hizmet ve itaati Şeytan’a veriyor musunuz?
Önemli
v Tanrı’nın hak ettiği tapınma, hizmet ve itaati sadece O’na vermek istiyor musunuz?
v Şeytan’ın değil, Tanrı’nın Egemenliğinde olmak istiyor musunuz?
Kutsal Kitap bu konular hakkında bize sadece bir kaç ipucu veriyor.
2. Tanrı, bütün ruhsal varlıkları yarattı ve Kendisi hepsinden daha büyüktür.
3. Tanrı, ruhsal varlıkları Kendi melekleri olarak güzel, hatasız ve mükemmel yarattı ama
Tanrı kadar güçlü değil ve O’nun gibi her anda her yerde olamazlar.
4. Tanrı, İblis’i kusursuz, en büyük ve kudretli olan melek olarak yarattı ve o’na göklerde büyük bir mevki verdi.
5. Fakat Tanrı itaat konusunda başlangıçta seçenek verdi ve İblis En Yüce Olan Tanrı gibi olup O’nun yerine geçmek isteyerek isyan ilk kötülük yapmaya karar verdi.
6. Birçok melekler İblis’i kendi lideri olarak izledi ve onlar da Tanrı’ya isyan etti.
7. Tanrı, İblis’i ve onun izleyicilerini, hizmet yerinden ve göklerden kovuyor.
8. Tanrı, İblis’e ve onun izleyicilerine ateş gölünü hazırlıyor.
9. İblis’e artık “düşman”, “karşı çıkan”, “muhalif” anlamına gelen Şeytan deniliyor ve ona hizmet eden kötü ruhlara artık cinler, şeytani ruhlar deniliyor.
10. Şeytan ve onun hizmetçileri Tanrı’dan nefret ediyorlar ve artık esas hedefi Tanrı’yı utandırmak amacıyla insanı son dereceye kadar aşağı almaktır ve kendi karakterine dönüştürmektir.
11. Şeytan ve kötü ruhlar tamamen Tanrı’nın egemen elindedir ve sadece Tanrı’nın izniyle bir şey yapabiliyor.
12. Şeytan hakkında:
Ö Şeytan yalancı, aldatıcı ve katildir.
Ö Şeytan ve onun hizmetçileri Tanrı’nın egemen eli altındadırlar.
Ö Şeytan Tanrı’ya ve O’nun isteğine karşı savaşıyor.
Ö Şeytan insandan nefret ediyor ve onu saptırıp yoldan çıkarmak istiyor.
Ö Tanrı, Şeytan’ın ve kötülüğünün sonunu belirledi. Bir gün onları mahvedecektir.
Okumanız Gereken Kitaplar:
Kutsal Kitap Tanrı
Tanrı Öğretisi Bruce Milne
Kaset/CD Üzerinde:
Şeytanın Karakteri Ve Şeytanı Yendi...........Kamil Musa
İBLİS, ŞEYTAN
Tanrı’nın amaçlarına karşı koyan gücün kişileştirilmiş şeklidir. Bazı insanlar Şeytan’ın varlığına inanmanın çocuk masallarına ait olduğu kanısındadırlar. Sevindirici Haber’i duyurma konusunda Şeytan’ın kişisel varlığı ta baştan kabul edilmiştir ve yirminci yüzyılda da halâ kabul edilmektedir. Tabii ki bu gün, Şeytan hakkında Kutsal Kitab’a dayanan öğretileri kabul eden Mesih imanlısı, bu kötü varlığı betimleyen resimlere ve betimlere inanma zorunda değildir. Yani Şeytan’ı, boynuzlu, kuruklu bir canavar gibi görmesi gerekmiyor ve hatta bu çeşit düşüncelerden uzak durması gerekiyor. Kutsal Kitab’ı ciddiyetle eçalışmak isteyen Mesih imanlısının, orta çağlarda ve hatta günümüzde bile Şeytan hakkında ortaya atılan yanlış düşüncelerden arıtılması gerektir. Bunu yapabilmesi için Kutsal Yazıları ayrıntılı şekilde çalışma gereksinimindedir.
Eski Antlaşma’da Öğretilenler.
Kutsal Kitab’ı baştan sona okuyacak olursak göreceğiz ki ancak Yeni Antlaşma kesimine geldiğimiz zaman Şeytan konusunda tam anlamıyla betimleyici gerçekleri bulabiliriz. Eski Antlaşma’da Şeytan hakkında kısıtlı bilgi verilmesinin birkaç nedeni ileri sürülmektedir. Şunu göz önünde tutmalıyız: Rab Allah kendi varlığını insana açıklamaya başladığı zaman çok tanrılı, putperest bir ortamda yaşayan insanlara hitap ediyordu. Tanrı, seçmiş olduğu halkını bu putperest ortamdan kurtarıp onları sağlıklı ve dinamik bir ‘Tek Tanrı’ inancına, yani Tek Tanrı’ya inanmaya ve Tek Tanrı’ya tapınmaya yönlendirmek amacındaydı. Eski Antlaşma’da esas vurgulama, İsrailoğullarını Mısır’daki kölelikten kurtaran ve kendisini İbrahim’in, İshak’ın ve Yakub’un Tanrı’sı diye tanıtan tek Tanrı’nın gücünün her şeyden üstün olduğu gerçeğindedir.
Eski Antlaşma’nın birkaç yerinde, günah işleyip Tanrı huzurundan kovulan meleklerin önderi diye bilinen Şeytan hakkında bilgi verilmektedir. Kutsal Kitabı dikkatle okursak göreceğiz ki yaratılış olayının ta başından Şeytan ve onunla birlikte Cennetten kovulan kötü melekleri insanlık tarihinin sahnesinde, Tanrı’ya baş kaldıran varlıklar olarak kendilerini göstermişlerdir.
Şeytanın düşüşüne ve Cennet’ten kovuluşuna neden olan ‘gurur’ idi. Sonra Şeytan’ı, bir yılan kılığında kendisini gizleyerek ilk insanı, atalarımız Adem ile Havva’yı kandırdığını görebiliriz (Yarat 3:10; Vahiy 12:9; 20:2). Eski Antlaşma’da Şeytan kendisini her gösterdiğinde Tanrı’nın seçmiş olduğu halkın düşmanı olarak ortaya çıkar. Tanrı’nın seçtiği halkı bazen Tanrı’ya karşı küstahça davranmaya sevketmeye girişir (1 Tarih 21:1) bazen de onları Tanrı’nın yüzüne karşı suçlar (Zekarya 3:1).
Eski Antlaşma’da Şeytan hakkında en detaylı bilgiyi Eyyub’da buluruz. Burada onu Tanrı’nın elinde bir alet olarak görürüz. Tanrı insan sadakatini denemek için Şeytanı bir araç olarak kullanıyor. Şeytan, Rabbin elinde bir alet olduğunu bilmeden Eyyub’u, kazanılacak bir ödül olarak öne sürer ve Tanrı ile bir çeşit bahse girer. Ancak Eyyub’u denemeye başlamadan önce Tanrı’nın iznini alır ve Eyyub’u denerken Rabbin belirlediği sınırların ötesine gidemez (Eyyub 1:12; 2:6).
Yeni Antlaşma’da Öğretilenler.
Yeni Antlaşma’daki yazılar kaleme alınmaya başlandığı noktada Tanrı, Yeni Antlaşma yazarlarına Şeytan hakkında gereken göksel bilgiyi aktarmış durumdaydı. Bu doktrine göre tüm kötülük Şeytan’dan kaynaklanır. Bu aynı zamanda bize diyor ki her kötülük insandan kaynaklanmaz, insanın isteğinin dışında, erişemeyeceği bir yerde de kötülüğün var olduğu gerçeğini kabul etmeliyiz. Yeni Antlaşma yazıları kötülüğü doğrudan Tanrı’nın isteğine bağlamaktan kaçınır, ancak kötülüğün her zaman Tanrı’nın buyruğu altında O’na tabi olduğunu gösterir.
Matta, Markos ve Luka, şahıslandırılmış bir Şeytan’ın, ‘cin’ diye adlandırılan ve Şeytan’la birlikte düşen meleklerin var olduğunu yazılarında hem kabul ederler hem de onlar hakkında bize bilgi verirler (Mark 3:22). Matta 4:1’de İsa’nın çölde Şeytan tarafından denendiğini okuyabiliriz. Matta 25:41’de Cehennem’den söz edilir ve bunun Şeytan ile onun cinleri için hazırlanmış olduğu açıklanır. Bunun yanısıra Şeytan ile cinlerin insanlara hastalık verebileceği kaydedilir (Matta 17:5-18; Luka 13:16). Şeytan hain Yahuda’nın yüreğine girebildi (Luka 22:3). Resul Yuhanna Şeytan’ı, bütün dünyayı gücü altında tutan” bir kişi (1 Yuh 5:19) ve “bu dünyanın başkanı” (Yuh 12:31; 14:30; 16:11) olarak gördü.
Resul Pavlus’un dünyaya bakış açısından anlıyoruz ki Şeytan bu dünya düzeninin tanrısıdır. Dünya, yani kurtulmamış insanlar şu anda Şeytan’ın gücü altındadırlar. Şeytan şu anda “havayı kaplayan ruhsal yetkilerin başkanıdır” (Efes 2:2) ve “karanlığın evrensel çapta iş gören egemen güçlerine” önderlik etmektedir (Efes 6:12).
Yeni Antlaşma’nın mektuplarında Şeytan’ın ne gibi işler yaptığı ayrıntılı şekilde anlatılmaktadır. 2 Petrus 2:4’de “günah işleyen meleklerden” söz edilir. Yahuda 6’da “Kendilerine özgü başkanlığı korumayıp özel konutlarını bırakan meleklerin” konusu geçer. Şeytan’ın sürekli şekilde kullandığı kandırma ve şiddet metodları Mesih imanlılarını her zaman cesaretli ve uyanık olmaya teşvik etmeli (Yakup 4:7; 1 Pet 5:8-9).
Vahiy kitabının ışığında görebiliriz ki Şeytan’ın işleri yalnızca bireylerin yaşantılarında değil aynı zamanda ayrı ayrı toplumların varlığında da etki yaratmaktadır. Siyasi güçler de çok kez Şeytan’a hizmet edebilirler (Vahiy 12:13). Hatta Vahiy 2:13 Şeytanın tahtından bile söz eder.
Unutmamalıyız ki Yeni Antlaşma yazıları güç açısından Şeytan ile onun cinlerini Tanrı’ya eşit koşmuyor. Şeytan Tanrı’ya karşı baş kaldırmış bir yaratıktır; insanları aldatabilir, ama bir şey yapmaları için onları zorlayamaz. Tüm Kutsal Kitab’ın ilgisi, Şeytan değil de Tanrı’nın kayrasını açıklayan Sevindirici Haberdir. İsa Mesih’in yeryüzündeki yaşamı, çarmıh üzerindeki ölümü ve ölümden dirilişi sayesinde Şeytan ve onun cinleri tümüyle altedilmiştir. Yeni Antlaşma hiçbir zaman tam bir karamsarlığa izin vermez. Sonunda Şeytan ve onun kötü melekleri tümüyle yenik düşecektir. Hatta Kutsal Yazılar diyor ki, “Tanrı’nın Oğlu İblis’in işlerini dağıtmak için belirgin oldu” (1 Yuh 3:8). Çarmıhta İsa, Şeytana ve onun cinlerine karşı kesin bir yengi kazandı ve onlara üstün geldi (Kol 2:15). Bu üstünlük sayesinde sayısız insan karanlığın Egemenliğinden kurtarılıp Mesih’in aydınlık Egemenliğine aktarılacaktır (Kol 1:13).
Şeytanın Gücünün Sınırı. Günümüzde insan korkularının somutlaştığını görüyor. Kendi sorumluluğundan kurtulmak için bir suç keçisi arıyor. Şeytan, Tanrı’ya isyan etmiştir ve O’nun yaratmış olduğu evren içinde aktif şekilde çalışarak sürekli insanları kandıran bir güçtür. Ancak onun güçlü etkisi bir kişiye düşen ahlaki sorumluluktan onu muaf kılmıyor. Şeytan ve onun cinleri, biz izin vermeksizin ne bizi tutsak edebilirler ne de bize hükmedebilirler. Mesih imanlısının “katlanabileceğinden daha çetin bir denemeye düşmesine izin verilmeyecektir” (1 Kor 10:13). Şeytanın gücü sınırlıdır. Ancak Tanrı’nın göksel hükmü uyarınca çizilen sınırların içinde işini görebilir. Mesih imanlısı ise Tanrı’nın verdiği donatıma sahiptir. Kutsal Kitab’a dayanan Sevindirici Haber, Mesih aracılığıyla kendisine verilen dürüstlük ve esenlik, Mesih’e olan iman ve dua onun ruhsal güvenliğini sağlar (Efes 6:11-18).
Son zamanlarda insanlar, Şeytan ile cinlere karşı fazla ilgi göstermeye başladılar. Bu tepki yirmi birinci yüzyılın teknik dünyasında gelişen inanmazlıktan dolayı ters tepki olarak ortaya çıkmış olabilir. Mesih imanlısı bu konuda her söylenene inanmaktan geri durmasını öğrenmeli, ama aynı zamanda ruhsal dünyanın sakinleri yokmuş gibi davranmamalı. Şeytan ve kötü melekler hakkında bilgi edinmekle Mesih imanlısı Şeytani ayartmanın ne kadar sinsi ve tehlikeli olduğu konusunda hazır duruma geçirilmiş olur. Şeytani güçler konusu bizi gerektiğinden fazla meşgul etmemelidir. Şeytan ve Şeytani güçler aktif şekilde çalışmaktadır, ama bunlar sınırlanmış şekilde iş görüyorlar. Unutmamalıyız ki Mesih inancının esas etkisi, Tanrı gücünün ve sevgisinin İsa Mesih’te ve O’nun imanlıya verdiği Kutsal Ruh’ta harekete geçmek için hazır durumda beklemekte olduğudur.
Şeytan ve Cinler Hakkında Yazılanlar ve Söylenenler
“Şeytan görünür bir şekilde dünyaya gelmiş olsaydı onu gece kulüplerinde veya gazinolarda bulamazdınız. Dünya bu gibi yerleri arar. Aslında Şeytanı daha fazla bir ilahiyat fakültesinde, bir profesör koltuğunda oturmuş ekmeğini ondan kazanır bir yerde bulabilirdin. Onun için bugün bu kadar insan yanlış düşünüyor, yanlış inanıyor.” (Dance Havner)
“Şeytan ve cinleri hakkında insanların düşebileceği iki eşit ve birbirine ters, hatalı düşünce var. Birincisi onların varlığına inanmamaktır, diğeri ise inanmak ve onlara karşı gereğinden fazla ve sağlıksız bir ilgi duymaktır.” (C.S. Lewis - Screwtape Letters)
TANRI’nın Sözüne göre “cin” veya “kötü ruhlar” olarak nitelendirilen ruhsal varlıkların, şeytan ile beraber baş kaldıran ve düşmüş melekler olduğu anlaşılır. Onlar kendilerine ayrılan yeri terk ettikleri için bulundukları konumdan düştüler. Bu durum bizi, cinlerden söz ederken, “düşmüş melekler” kavramına yöneltir.
(Efesliler Mektubunun 6. Bölümünden bir Çalışma)
Resul Pavlus Efesteki imanlılara yazarken ruhsal gerçeklerin içyüzünü algıladığından dolayı onları ruhsal savaş alanına çağırdı, ama onların Rab’de kalabilmeleri için onları teşvik etti: “Son olarak Rab'de ve O'nun üstün gücüyle güçlenin” dedi. İman hayatı en acımasız sahnelere gebe kalan bir savaş alanıdır. İmanlının bu savaş içinde korkuya kapılmaması ve cesaretini yitirmemesi için bu sözler kaleme alındı. Korkunun ve cesaretsizliğin çaresini bu sözlerde bulabiliriz. Bir açıdan her birimize diyor ki korkularımız bizi yıldıramaz, korkularımız olsa bile hiç yılmadan Rab2de ve onun üstün gücünde güçlenerek ilerleyebiliriz. Bu sözüyle her Mesih imanlısına diyor ki savaşın sonucu bizim değil Tanrı’nın gücüyle başarıya ulaştırılacaktır.
İmanlıya düşen görev onun Rab’de güçlenmesidir. Eski Antlaşma yazılarında da bunu görebiliriz. Kral Hizhiya halkı teşvik ederken şöyle dedi: "Güçlü ve yürekli olun! Asur Kralı'ndan ve yanındaki büyükordudan korkmayın, yılmayın. Çünkü bizimle olan onunla olandan daha üstündür” (2 Tarih 32:7). Yeşaya peygamber de teşvik olarak yüreği kaygılı olanlara, "Güçlü olun, korkmayın" deyin, "İşte Tanrınız geliyor! Öç almaya, karşılık vermeye geliyor. Sizi O kurtaracak” (Yeş 35:4) diye öğüt veriyor. Rab Yeşu’yu Musa’nın yerine görevlendirirken onu yine buna benzer şekilde teşvik etti: “Yeter ki, güçlü ve yürekli ol. Kulum Musa'nın sana buyurduğu Kutsal Yasa'nın tümünü yerine getirmeye dikkat et. Gittiğin her yerde başarılı olmak için bu yasadan ayrılma, sağa sola sapma” (Yeşu 1:7). Tanrı’ya itaat edebilmemiz için cesur bir yüreğe sahip olmalıyız. Kendimizden daha üstün bir kaynağa baş vurmazsak insanlar arasında en cesur yürek bile bu işi yapmaya yetmeyecektir. Ruhsal savaş sırasında, tüm göksel güçler ona karşı cephe almışken Mesih imanlısı dizleri üzerinde Rabbe dua ederken laik düşünce buna güler, bununla alay eder. Tanrı’nın hesap defterine göre dua imanlının en güçlü silahıdır. Dua imanlıyı doğrudan Tanrı’nın tahtı önüne çıkartır. Alçak gönüllü bir yaklaşımla dua sayesinde Rabbin gücüyle güçlenerek en üstün başarıları elde edebiliriz.
İsa Mesih de iman hayatının, Tanrı egemenliğinin bir savaş alanı olduğunu belirtti; “Vaftizci Yahya'nın ortaya çıktığı o günlerden bu yana Göklerin Egemenliği zorlu biçimde gelişiyor, zorlu kişiler de onu ele geçirmeye çalışıyor” (Mat 11:12)
“Son olarak Rab'de ve O'nun üstün gücüyle güçlenin. İblis'in hilelerine karşı durabilmek için Tanrı'nın sağladığı bütün silahları kuşanın. Çünkü savaşımız insanlara karşı değil, kötülüğün göksel yerlerdeki ruhsal ordularına, yönetimlere, hükümranlıklara, bu karanlık dünyanın güçlerine karşıdır. Bundan dolayı, kötü günde dayanabilmek, gerekli olan her şeyi yaptıktan sonra yerinizde durabilmek için Tanrı'nın bütün silahlarını kuşanın.” (Efes 6:10-13)
Düşman.
A. Kutsal Kitap düşmanımızın Şeytan olduğunu bildirir. Çağdaş düşünce bunu her ne kadar pohpohlasa da bu Tanrının bildirdiği gerçektir (bak Yuh 8:44[1]; 1 Pet 5:8[2]; Vahiy 12:9[3]).
B. Şeytan, bazı resimlerde gösterildiği gibi kırmızı bir kaftan kuşanıp elinde bir diren ile ortalarda dolaşmaz. Tersine çok kurnazca hareket eder. Mesih imanlısı her fırsatta onu yok etmek isteyen bu düşmana karşı durmalıdır. (Yakup 4:7)[4].
“Siz babanız İblis'tensiniz* ve babanızın arzularını yerine getirmek istiyorsunuz. O başlangıçtan beri katildi. Gerçeğe bağlı kalmadı. Çünkü onda gerçek yoktur. Yalan söylemesi doğaldır). Çünkü o yalancıdır ve yalanın babasıdır”
A. Yuh 8:44. Başlangıçtan beri katildir. Gerçeğe bağlı kalmadı - o yalancıdır ve yalanın babasıdır.
B. Boynuzları yoktur ve elinde bir diren ile dolaşmaz. Belki de normal bir insan olarak kendini gösterir.
C. Bir zorbadır. İblis'e* karşı durun, o da sizden kaçacak (Yakup 4:7).
D. “Ayık ve uyanık olun. Düşmanınız İblis*, yutacak birini arayarak kükreyen aslan gibi dolaşıyor”” (1 Pet 5:8).
E. Farklı yöntemler kullanır ve en zayıf yerimizden bizi vurmak için fırsat kollar.
F. Düşmanımız et ve kemikten bir şahıs değil, kötülüğün esasını oluşturan ruhsal güçlerden oluşur (a. 12).
Başarılı bir şekilde savaşabilmemiz için düşmanın gücünü ve becerilerini bilmemiz gerekir. (Luk 14:27, 31-33) “Çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen, benim öğrencim olamaz.... Ya da başka bir kralla savaşmaya gidecek olan hangi kral, üzerine yirmi bin askerle yürüyen düşmana on bin askerle karşı koyabilir miyim diye önce oturup bir değerlendirme yapmaz? ¥32Eğer karşı koyamayacaksa, öbürü henüz uzaktayken elçiler gönderip barış koşullarını ister. ¥33Aynı şekilde sizden kim varını yoğunu gözden çıkarmazsa, benim öğrencim olamaz”
(1 Pet 5:8) “Ayık ve uyanık olun. Düşmanınız İblis*, yutacak birini arayarak kükreyen aslan gibi dolaşıyor”
(Vahiy 12:9) “Büyük ejderha, İblis ya da Şeytan diye adlandırılan ve tüm dünyayı saptıran o eski yılan, melekleriyle birlikte yeryüzüne atıldı”
“Tanrı, kötülüğü iyiliğe çeviremez olsaydı asla kötülüğe izin vermezdi” Thomas Watson (C. 1557-1592)
II. Şeytan Nasıl Hareket Eder? Herkese Saldırır.
A. Adem ile Havva’yı Ayartırken (“Tanrı gibi olacağız”).
B. İsa’nın üç ayrı noktada denenmesi (Matta 4).
C. Yahuda İskaryot İsa’yı ele vermeden önce Şeytan onun içine girdi (Yuh 13:2).
D. “Simun, Simun, Şeytan sizleri buğday gibi kalburdan geçirmek için izin almıştır” (Luka 22:31).
E. “Hananya, nasıl oldu da yüreğini Şeytan'a verdin” (Hananya ve Safira, Elç 5:3).
F. Şeytan hepimize saldırır.
Bu hastalık o kadar çok çabuk yayılıyor ki dünyanın, yani Mesih İsa’ya ait olmayanların görüş açısı bile bunun varlığını teşhis ediyorlar, ama teşhislerin bile yetersiz kaldığını açıklamak zorundalar. İsviçreli psikolog Carl Jung, yaşadığı dönemin kötülüğü diye betimlenen bir olgu hakkında fikir yürütürken bu konuda şöyle yazdı:
“Marksist ve Bolşevik olgusu önünde şaşkın durumdayız çünkü bu olgu bize insan hakkında ne kadar çarpık ve dengesiz bilgiye sahip olduğumuzu gösterir. Kendi şahsımız konusunda bilgiye sahip olsaydık durum böyle olmazdı. Kötülük önümüzde durmuş sırıtıyor ama biz önümüzde duran bu kötülüğe karşı ne yapacağımız şöyle dursun bunun ne olduğunu bile anlayamıyoruz. Bilmiş olsaydık bile bunun nasıl ortaya çıktığını anlayamaz durumdayız.”
“Bulunduğumuz yerde kötülük mü var? Bu bize iş çıktı demektir!”
Israel Zangwill (1864-1926)
U Thant Birleşmiş Milletler’in Genel Sekreteriyken 67 ünlü devlet adamı ve bilir kişi önünde konuşurken şunu kabullenme zorunda kaldı:
“Tüm bilgimize ve becerilerimize rağmen kendimizi hala uyumsuzlukların ve düşmanlıkların karanlık vadisinde bulduğumuza göre acaba formülde eksik olan öğe nedir? İnsanlığın çabaları sonucunda elde etmemiz gereken meyveleri, insanlığın ortak tecrübe birikimiyle sağlanması gereken hasatı toplamamıza engel olan nedir? Açıkça ifade ettiğimiz ideallerimize, umutlarımıza ve becerilerimize rağmen acaba neden yeryüzünde beklenen barış hala uzaklarda, şimdi içinde çalkalanmakta olduğumuz zorlukların yarattığı fırtınaların ötesinde ancak hayal meyal görülmektedir?”
“Siz babanız İblis'tensiniz* ve babanızın arzularını yerine getirmek istiyorsunuz. O başlangıçtan beri katildi. Gerçeğe bağlı kalmadı. Çünkü onda gerçek yoktur. Yalan söylemesi doğaldır. Çünkü o yalancıdır ve yalanın babasıdır” (Yuh 8:44)
III. Şeytanı Nasıl Yenebiliriz
A. İblise karşı durmak (Yakup 4:7-10)[5].
1. Tanrı’ya boyun eğin.
2. Tanrı’ya yaklaşırsak O da bize yaklaşacaktır.
3. Ellerimizi yıkayıp yüreklerimizi arıtalım.
4. Kederlenin, yas tutup ağlayın. Günahından dolayı ne kadar değersiz olduğunu iyi anla.
5. Rab'bin önünde kendinizi alçaltın, O da sizi yüceltecektir.
B. Kükreyen bu Aslanı Nasıl Yeneceğiz (1 Pet 5:6-9)[6].
1. Kendinizi Tanrı'nın kudretli eli altında, Onun koruyucu gücü altında alçaltın.
2. "Bütün kaygılarınızı O'na yükleyin. Çünkü O sizi kayırır." (a. 7).
3. Özdenetim uygulamasını biliniz. Duygularınıza kapılarak anında günaha düşmekten kaçının. Günahın bir tuzağı vardır (a. 8).
4. İmanda sarsılmadan İblis'e karşı dayanın (a. 9).
C. İblis'e* de fırsat vermeyin (Efes 4:27).
D. “Esenlik veren Tanrı çok geçmeden Şeytan'ı ayaklarınızın altında ezecektir” (Rom.16:20).
E. “O bizi karanlığın hükümranlığından kurtarıp sevgili Oğlunun egemenliğine aktardı”. O kendi kanı pahasına bizim özgürlüğümüzü satın aldı ve tüm günahlarımızı bağışladı (Kol 1:13).
F. Şeytanın ardından gitme çünkü o yenilmiştir. “Onları saptıran İblis ise, canavarla sahte peygamberin de içinde bulunduğu ateş ve kükürt gölüne atıldı. Gece gündüz, sonsuzlara dek kendilerine işkence edilecektir” (Vahiy.20:10).
[1] (Yuh 8:44) “Siz babanız İblis'tensiniz* ve babanızın arzularını yerine getirmek istiyorsunuz. O başlangıçtan beri katildi. Gerçeğe bağlı kalmadı. Çünkü onda gerçek yoktur. Yalan söylemesi doğaldır). Çünkü o yalancıdır ve yalanın babasıdır
[2] (1 Pet 5:8) “Ayık ve uyanık olun. Düşmanınız İblis*, yutacak birini arayarak kükreyen aslan gibi dolaşıyor